'Adalet nöbeti'nin 200'üncü günü için hukukçulara çağrı

  • 09:01 23 Eylül 2021
  • Güncel
Rozerin Gültekin
 
URFA - Şenyaşar ailesinin Urfa Adliyesi önünde başlattığı ‘Adalet Nöbeti’ 200’üncü gününe giriyor. Emine Şenyaşar dayanışma çağrısını yenilerken, ÖHD Urfa Şube Sekreteri Avukat Meral Halat ise “Meslektaşlarımızı adaletin sesi olmaya çağırıyoruz” diyerek hukukçulara çağrıda bulundu. 
 
Urfa’nın Suruç ilçesinde 24 Haziran 2018 seçimleri öncesi AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınlarının saldırısı sonucu eşi ve iki oğlunu yitiren Emine Şenyaşar ile saldırıdan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın Urfa Adliyesi önünde 9 Mart'ta başlattığı “Adalet Nöbeti”, 199'uncu gününde devam ediyor. 24 Eylül Cuma günü 200’üncü gününü dolduracak olan nöbet eylemi için çağrıda bulunan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Urfa Şube Sekreteri Meral Halat ve 199 gündür adalet bekleyen Emine Şenyaşar dayanışma çağrısında bulundu.
 
‘3 yıldır gizlilik kararı ile devam eden dosya’
 
ÖHD Urfa Şube Sekreteri Meral Halat, bir ailenin katliamla yok edilmeye çalışıldığını ve vali ile İl Emniyet Müdürlüğü’nün olaya müdahale etmeyerek delillerin yok edilmesinin önünü açtığını ifade etti. Meral, Emine Şenyaşar’ın 9 Mart’ta yaptığı savcılıkla görüşme talebinin bir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini belirterek, “Müebbet hapis cezası istenen bir oğlu ve soruşturması gizlilik kararı ile 3 yıldır devam eden dosyaları mevcuttur. Bunun üzerine Emine ve Ferit Şenyaşar Urfa adliyesi önünde adalet nöbeti tutmaya başladı” dedi.
 
‘Adalet arayışlarının yargılandığı bir süreçteyiz’
 
Türkiye’de 90’lı yıllardan bu yana yoğun olarak yaşanan cezasızlık politikaları ve faili meçhullerin yaşanmasından dolayı geçmişten bugüne birçok adalet arayışının yaşandığını dile getiren Meral, “Adalet nöbeti başladığından beri Emine anne birçok defa gözaltına alındı. Ama ne yazık ki 3 yıldır dosyalarında herhangi bir gelişme yaşanmadı. Zaten gizlilik kararı olduğu için dosyanın ne aşamada olduğunu bilmiyoruz. Emine anneye soruşturma açılmasını bir hukukçu olarak anlamakta zorlanıyorum. Adalet arayışlarının yargılandığı bir süreçteyiz. Herkesin adaletsizliğe uğradığında yapması gereken bir şeyi yaptı ve adliyeye başvurdu ancak reddedildi.  Yeni adliye binasının temelinin atıldığı yerde emine anne elleriyle adalet arıyor” sözlerine yer verdi.
 
‘Emine anne adaletin sembolü oldu’
 
Türkiye’de adalet sisteminin işlemediğini bunun için Emine Şenyaşar’a yapılan her desteğin adalet arayışı olduğunu belirten Meral, “Barış Anneleri, STK’ler ve bölge baroları kadın hakları merkezi komisyonu Emine annenin adalet arayışının yanında oluyor çünkü Emine anne adaletin sembolü oldu. Kim olursanız olun adalet arıyorsanız Emine annenin yanında olmalısınız” diye ifade etti.
 
Şenyaşar ailesinin hukukçulara destek çağrısına yönelik çalışmalarının olduğunu kaydeden Meral,  “Savcıyla görüşeceğiz, cübbelerimizle basın açıklaması, aileyle beraber adalet nöbetinde yer alacağız. Adaletin yerini bulması için bütün meslektaşlarımızı özellikle kadınları destekte bulunmak ve adalet arayışının sesi olabilmek için ailenin yanında yer almaya çağırıyoruz” dedi.
 
‘200 gün boyunca bize sadece zulüm yaptılar’
 
İnsanların kendileriyle dayanışmasından mutlu olduklarını ve bu dayanışma sayesinde ayakta durabildiklerini söyleyen Emine Şenyaşar ise, “Adalet nöbetimizin 200 günü dolacak. Çocuklarımı öldürdüler. Bu süreç içerisinde delilleri yok ettiler, bize ceza verdiler, darp ettiler, pankartlarımıza el koydular. Adliyenin içerisine girmeyi bize yasakladılar. Emine Erdoğan bizim yürek acımızı görmüyor mu? Bize destek için gelen milletvekilinden bizi kaçırdılar. Bu devletin yapacağı bir iş mi? 200 gün boyunca bize sadece zulüm yaptılar” diye kaydetti.
 
‘Delilleri ortaya çıkarsınlar’
 
Emine, son olarak dayanışma çağrısını yenileyerek, “Destekte bulunacak olan avukatların sayısının daha fazla olmasını ve her yerden destek gelmesini istiyoruz. Ben davamın peşine düştüm adalet istiyorum. Adaletin sağlanması için Ankara’ya, İstanbul’a, Diyarbakır’a, Antep’e gittim ama hiçbir şey yapmadılar. Ölsem de burada öleceğim. Evde oturamıyorum. Zaten ailemi yok ettiler kalan oğlumla burada adalet mücadelesi vereceğim. Kayıtları ortaya çıkarsınlar eğer bizim suçumuz varsa biz cezamızı çekeriz beni de tutuklasınlar ama delilleri ortaya çıkarsınlar. Savcılar neden onları koruyor” diye sordu.