Barınma sorunu kadınları eğitimden alıkoyuyor

  • 09:04 23 Eylül 2021
  • Güncel
 
İZMİR/ANKARA - Başta barınma olmak üzere temel haklarının ücretsiz karşılanması gerektiğini ifade eden Yurtsuzlar hareketinden öğrenciler en çok kadınların eğitim hakkının elinden alındığını ifade ediyor.
 
Yüksek yurt ücretlerinden ve artan ev kiralarından dolayı yaşanan barınma sorununa tepki göstermek amacıyla öğrenciler, İstanbul, Ankara ve İzmir’de eyleme başladı. Öğrencilerin en temel hakkı olan barınma, sağlık beslenme gibi haklarını elde etmek için para ödediğini ve bu şekilde bilim üretmekten ve politik alandan uzak kaldığını ifade eden öğrenciler sermaye olarak görülmeye karşı olduklarını ifade etti. Ailelerini üniversiteye gitmeye ikna etmekte zorlanan kadın öğrencilerin en çok zorlandıkları konunun yurt olduğunu söyleyen öğrenciler bu şekilde en çok kadınların eğitim hakkının engellendiğini ifade ediyor. Öğrenciler, başta sıra arkadaşları olmak üzere toplumun bütün kesimlerinden dayanışma talep ediyor.
 
‘Barınma sorunu en çok kadın öğrencilerin eğitim hakkını gasp ediyor’
 
Üniversiteye başladığı ilk günlerde yaşadığı barınma sorununu daha sonrasında dayanışma ile çözebildiğini belirten Ege Üniversitesi son sınıf öğrencisi Derya Emrem KYK yurtlarının yetersiz sayıda ve pahalı olmasının en çok kadın öğrencileri etkilediğini söyledi. Kadınların üniversitede okumayı ailelerine kabul ettirmekte zorlanırken, barınma hakkının da ellerinden alınmasıyla durumun daha da zorlaştığını dile getiren Derya, “Kadınlar olarak eğitim hakkının da gaspıyla yüz yüze kalmış oluyoruz. Aileler güven duymadığı için başka yerlerde bir kadın KYK yurduna çıkamıyorsa öğrenci evlerine çıkmasını da istemiyor. Özgürleşme alanlarımızı da kısıtlanmış oluyor. Yurt sayıları kadın öğrencilere yönelik de artırılması gerekiyor ve güvenliğinin sağlanması gerekiyor” diye belirtti.
 
‘Geri dönüşümü olan burstan yurt masrafı çıkınca 200 lira kalıyor’
 
Devletin verdiği 650 Liralık geri ödemeli bursun öğrencinin mezun olduktan sonra maaşından kesildiğini belirten Ege Üniversitesi öğrencilerinden Ceyda Bostancı alınan bu bursun 450 lirasının KYK yurtlarına verildiğini belirtti. Ceyda “Geriye 200 Lira kalıyor ve bununla geçinmemiz bekleniyor. Ekonomik kriz en çok üniversitelileri kadınları işçileri etkilerken tiyatroya kültürel etkinliklere katılamıyorsun. Bugünün üniversitelisi yarının borçlusu olduğumuz kesin. İnsanın aklında hep geçim derdi olunca bu hayatı tökezlettiriyor. Bazen bir kahvaltıyı zor ederken, bütün günü bu sorunlarla geçiriyoruz” dedi.
 
‘Kredi borçları ve geçim derdi öğrencileri politik alandan uzak tutuyor’
 
Öğrencilerin geçinmek için çalışmak zorunda kaldığını, kredilerin yetmediğini, geçinme sorunu nedeniyle politik faaliyetlerden de uzaklaştırılmış olduklarını ifade eden Ceyda, “Kendisi zenginleştikçe bizi yoksulluğa sürükleyenler bize sıklıkla ‘ne yapacaksınız siyasetle uğraşmakla iş bulun çalışın memuriyetiniz etkilenecek’ diyor. Ama biz buraları artık geçtik yarınlarımız ellerimizden gidiyor. Buralarda olmaya devam edeceğiz. Başka çaremiz yok” diye ifade etti.
 
‘Bir şiddet biçimi olarak yoksulluk eğitimde sınıf ayrımını dayatıyor’
 
Barınma gibi en temel insan haklarının dahi istenemez hale geldiğini, maruz kaldıkları yoksulluğun aslında bir şiddet türü olduğunun altını çizen Ceyda, geleceği göremediklerini ve hayatlarını üretemediklerini “Geleceği elimizden çaldılar” sözleri ile dile getirerek, “Madem geleceğimiz yok bizim de korkumuz yok. Meydanlar üniversiteler sokaklar bizim direnmeye devam edeceğiz. Öğrenciler geleceğin işsizleri, işi olsa da kölesi... Bornova’da Aşık Veysel Parkı’nda da direniş devam ediyor. İnsanlar iki üç ay yurt beklerken birçok üniversiteli sırf bu nedenle üniversiteyi bırakıyor. Okumak için gelemiyor. Maddi durumu iyi olanlar okuyabiliyor. 4 bin liraya kadar yurtlar var. Bin lirayı bile zor verirken 4 bin lirayla yüz yüzeyiz. İşçinin çocuklarının buralarda okuması pek mümkün değil. Eğitimin her zaman ücretsiz olmasını savunuyoruz” diye konuştu.
 
‘Kamusal alanda eylem yapma hakkımıza müdahale edildi’
 
Talepleri yerine gelene kadar mücadeleye devam edeceklerini söyleyen Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencisi Elif Yerlikaya ise üniversitelilerle dayanışmanın daha geniş halk kitlelerine genişlemesi gerektiğini savundu. Polisin eylemin başladığı ilk gün olan 20 Eylül’de kendilerini abluka altına aldığını ifade eden Elif “Sayısız polis aracı 2 TOMA’nın sayısız polis ablukası içinde hem fiziksel hem psikolojik tacize maruz kaldık. Bahane ettikleri pandemiyi de hiçe saydılar. Burası kamusal bir alan ve bize müdahale edemezler” dedi.  
 
‘Temel hakları sağlanmayan öğrenciler sermaye olarak görülüyor’
 
Polislerin eylemden vazgeçirmek için kendilerine yurt veya ev bulma teklifi ile geldiklerini belirten Elif taleplerini bireysel değil yurtsuz milyonlarca öğrencinin ortak talebi olduğunu kaydetti. Ayrıca polislerin baskı aracı olarak eyleme katılan 5 öğrencinin ailesini aradığını aktararak,  “Bizi sokaktan çekme ailemizle aramızı bozmaya çalışma çabası var Bazen aile evine de muhtaç durumda kalıyoruz. Pandemide işsiz kalıp aile evlerine dönmek zorunda kaldık. Bizi buna mecbur bırakmaya baskılayıp susturmaya çalışıyorlar. Ama hiç fark etmez üniversitelileri aileleri ile tehdit ederek gözaltına alarak bastıramazlar. Birleşik üniversiteliler bunları da yenecek. Yine buraya geldik sözümüzü söylüyoruz” dedi.
 
Parasız eğitim ve barınma mücadelesine destek çağrısı
 
Elif son olarak taleplerini şöyle sıraladı “Kiraların düşürülmesi özel yurtların kamulaştırılmasını öğrencilere açılmasını, bursların geri dönüşümsüz yükseltilmesini istiyoruz. Sıra arkadaşımız Sibel Ünlü gibi çok öğrenci parasız kaldığı için intihar etti. Bu bir intihar değil katliamdır. Başta sıra arkadaşlarımız olmak üzere herkesi dayanışmaya çağırıyoruz” dedi.
 
Ankara’da öğrenciler sokakta direnişte
 
20 Eylül’de Ankara 100’üncü Yıl Mahallesi İlhan Erdost Parkı'nda “barınamıyoruz, geçinemiyoruz” diyerek çadır kuran 7 üniversite öğrencisi polis saldırısıyla gözaltına alınmış gecenin ilerleyen saatlerinde serbest bırakılmıştı. Tıp Fakültesi öğrencisi LGBTİ+’lı birey İlay Kadiroğlu dayanışma çağrısı yaptı. 
 
Ev kiralarına yapılan sebepsiz zamların ve fahiş fiyatlı yurt ücretlerinin ekonomik krizin faturasının öğrenciye kesildiğinin göstergesi olduğunu ve birçok üniversiteli arkadaşının da ev ve yurt ücretlerini karşılayamadığı için okula gelemediklerini söyledi. “Yurtsuzlar hareketi”nin tamda buradan doğduğunu sözlerine ekleyen İlay, hep birlikte mücadele etmenin verilebilecek en güzel cevap olduğunun vurgusunu yaptı.
 
‘Öğrencilerin ortak problemi barınamama’
 
Bugün öğrencilerin barınamazken cemaat yurtlarının kapasitelerinin arttırıldığını belirten İlay, iktidarın kadınları LGBTİ+’lıların cemaatlerin ve tarikatların eline itildiğini kaydetti. Özel yurtların fiyatlarının yüksekliğinden kaynaklı öğrencilerin özel yurtlarda kalamadığına da dikkat çeken İlay, kendisine yurt çıkmadığı için ev tuttuğunu ama mutfak, yol ve kirayı karşılayamadığını belirtti.  
 
‘Hakkımızı alana kadar direnişe devam edeceğiz’
 
“Eğitimimize devam etmemiz için sokaklarda kalmamız gerekiyorsa sokaklarda kalmaya devam edeceğiz” diyen İlay, dayanışma çağrısında bulunarak, “En temel haklarımızdan mahrum bırakılıyoruz. Bugün biz mahrum bırakılıyoruz, yarın siz bırakılırsınız. Birimiz bile hakkımıza ulaşamıyorsak, hiçbirimiz güvende değiliz diye düşünüyorum” dedi.